|
Müminlere Vaazlar |
Mahrem
Sözler (Şiirler) |
H.
Hasan Efendi'yi Anma Toplantıları
H. Hasan Efendi (I) |
H. Hasan Efendi (II) |
Divân-ı
Ğaybî
Not: Kitapların İçindekiler sayfalarını
görüntülemek için, kitap resimlerine tıklayınız.

1) Müminlere Vaazlar
Hacı Hasan Efendi
hayatta iken kendisini sadece öğrenci ve âlim kişiler yetiştirmeye,
öte yandan insanları irşat etmeye adadığı için, az sayıda yazılı
eser bıraktı. Aslında onun eserleri canlı idi. Tüm himmetini insan
yetiştirmeye hasretmişti. 270 civarında icazetli hoca yetiştirmeye
muvaffak olan Hacı Hasan Efendi, bu yol ile Osmanlı medrese
sisteminden devraldığı Arapça ve Temel İslami İlimlerin ihyasına
büyük katkı sağlamıştır. Halen öğrencileri ve öğrencilerinin
öğrencileri de aynı sistemde ders okutmaya devam etmektedirler. Onun
en büyük temennisi emeklerinin boşa gitmemesi ve tedris işinin ilâ
yevmi'l-kıyâm devam etmesi idi. Onun yazdığı şiirler yanında hayatta
iken yayınlanan Müminlere Vaazlar adlı eseri yegâne yazılı
eserleridir.
-----------------------------------------

2)
Mahrem Sözler (Şiirler)
Mariffetir, marifettir,
ilmi tahsilden garaz
Noktayı fehm eylemektir,
bunca sanattan garaz
Her kişi kim, sa'yini
sarf etti bu mekkareye
Anlamadı, gelmesi ve
gitmesi neden garaz
Cevher-i imânı tahsil
eyleyenler oldu lâl,
Çünkü irfân, bir
ilimdir; oldu tevhitten garaz.
Râmiya! Kaldın geri sen
salikân yükseldiler,
Bahr-i irfâna dalagör,
ola hılkatten garaz
Niyeti hâlid olanlar
daima cennettedir
Sohbet-i irfânlar zevki
dâima artmaktadır
Bir gönül ki Hakk'a
durak olmada anın kârı
Hak tecellisine mazhar
dembedem taşmaktadır
Ramiya! Kaldın geri sen,
ârifan yükseldiler
Ârifan irfanla meşgul,
masivayı attılar.
-----------------------------------------

3)
Hacı Hasan Efendi'yi Anma Toplantıları
İlk defa, vefatını
takiben 25.06.1982 tarihinde Bursa'da başlayan mevlit ve anma
toplantılarına, bazı nedenlerle ara verilmiştir. 1987 yılından bu
yana her yıl olmasa da sıklıkla anma toplantıları yapılmış ve
yapılmaya devam edilmektedir. Yapılan toplantılar birer belge
niteliğinde olmak üzere kayda alınarak deşifre edilmiş, böylece
kaybolmaktan kurtarılmıştır.
Bu kitapta yer alan
bilgilerin, kanaatimizce gelecek nesillere feyiz ve ilham kaynağı
olacağına, bir dönemin kültürünün ve tedris geleneğinin
anlaşılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.
-----------------------------------------

4)
Çaykaralı Hacı Hasan Efendi
(Hayatı,
İlmî-Dinî Şahsiyeti, Ederleri)
Âlimler peygamberlerin
vârisleridir. Peygamberlerin mirası ise ilim ve fazilettir. İyi
vâris, aldığı mirası korur, geliştirir ve kendisinden sonrakilere
sapasağlam bir şekilde ulaştırır. Karadeniz insanının Allah'a
bağlılığını, bitmek tükenmek bilmeyen azim ve gayretini gösteren
Çaykaralı Hacı Hasan Efendi, böyle bir kişiliktir. İlimde olduğu
gibi ferdi ve içtimai hayatta da bir peygamber varisi olan Hacı
Hasan Efendi bir yandan Hz. Peygamber'in (s.a.v) mirası olan ilmi
çok zor şartlar içinde yaymış, öte yandan da samimiyet, doğruluk,
fedakârlık ve çalışkanlık gibi güzel hasletleri şahsında göstererek
Resûlüllah'a bağlılığını en güzel bir biçimde ortaya koymuştur.
İki cilt olarak
hazırlanan bu kitabın birinci cildinde Çaykaralı Hacı Hasan
Efendi'nin hayatı, ilmî-dinî kişiliği ve eserleri üzerinde
durulmakta; hocaları, arkadaşları, öğrencileri ve yakın çevresi
tanıtılmaktadır. İkinci kitapta ise Hacı Hasan Efendi ile ilgili
hatıralara yer verilmektedir. Bu bağlamda yakın aile çevresinin,
arkadaşlarının ve öğrencilerinin onunla ilgili hatıraları ve
düşünceleri sunulmuş, ayrıca hatıralarına yer verilen kimselerin
kısa biyografileri kaydedilmiştir. Kitaba değer kazandıran ve tarihe
bir not düşmesini sağlayan özelliklerden birisi de uzun yıllar
içinde büyük bir emekle derlenen resimler, belgeler ve bilgi
notlarıdır.
Bu eser ne sadece
Karadenizli bir müderrisin hayat hikâyesidir ne de sırf bir Çaykara
yöresi ilim-kültür tarihidir. Bu kitap örnek hayatıyla ve yüzlerce
öğrencisiyle bütün ülkeye ışık saçan bir din âliminin ilim ve
fazilet hareketinin ibret dolu hikâyesidir.
-----------------------------------------

5)
Çaykaralı Hacı Hasan Efendi
(Hatıraların
Dili)
Âlimler peygamberlerin
vârisleridir. Peygamberlerin mirası ise ilim ve fazilettir. İyi
vâris, aldığı mirası korur, geliştirir ve kendisinden sonrakilere
sapasağlam bir şekilde ulaştırır. Karadeniz insanının Allah'a
bağlılığını, bitmek tükenmek bilmeyen azim ve gayretini gösteren
Çaykaralı Hacı Hasan Efendi, böyle bir kişiliktir. İlimde olduğu
gibi ferdi ve içtimai hayatta da bir peygamber varisi olan Hacı
Hasan Efendi bir yandan Hz. Peygamber'in (s.a.v) mirası olan ilmi
çok zor şartlar içinde yaymış, öte yandan da samimiyet, doğruluk,
fedakârlık ve çalışkanlık gibi güzel hasletleri şahsında göstererek
Resûlüllah'a bağlılığını en güzel bir biçimde ortaya koymuştur.
İki cilt olarak
hazırlanan bu kitabın birinci cildinde Çaykaralı Hacı Hasan
Efendi'nin hayatı, ilmî-dinî kişiliği ve eserleri üzerinde
durulmakta; hocaları, arkadaşları, öğrencileri ve yakın çevresi
tanıtılmaktadır. İkinci kitapta ise Hacı Hasan Efendi ile ilgili
hatıralara yer verilmektedir. Bu bağlamda yakın aile çevresinin,
arkadaşlarının ve öğrencilerinin onunla ilgili hatıraları ve
düşünceleri sunulmuş, ayrıca hatıralarına yer verilen kimselerin
kısa biyografileri kaydedilmiştir. Kitaba değer kazandıran ve tarihe
bir not düşmesini sağlayan özelliklerden birisi de uzun yıllar
içinde büyük bir emekle derlenen resimler, belgeler ve bilgi
notlarıdır.
Bu eser ne sadece
Karadenizli bir müderrisin hayat hikâyesidir ne de sırf bir Çaykara
yöresi ilim-kültür tarihidir. Bu kitap örnek hayatıyla ve yüzlerce
öğrencisiyle bütün ülkeye ışık saçan bir din âliminin ilim ve
fazilet hareketinin ibret dolu hikâyesidir.
-----------------------------------------

6)
Divân-ı Ğaybî (Sun'ullah-i
Ğaybî) ve
Ahmet Fehmi Sivâsî'nin Mevlidi
Hacı Hasan Efendi'nin
vaazlarında, ders ve sohbetlerinde Ğaybî Divanı'nın derin izleri
bulunmaktaydı. Onun farklı bir tasavvuf anlayışının oluşmasında da
bu Divanın etkisi büyük olmuştur. Denilebilir ki, Hacı Hasna
Efendi'nin tasavvuf yolu, Sunullah-i Ğaybî, Niyazi-i Mısrî, Ataullah
el-İskenderî ve Bursalı İsmail Hakkı meşreplerinin terkibinden
ibarettir. O toplumuna ve öğrencilerine bunu sunmuştur. Bİlhassa
Gaybî Divanı'ndaki şiirlerin önemli bir bölümünü ezbere okurdu. Bu
şiirlerden bazıları öğrencileriyle cemaatinin hâlâ hafızasındadır.
Bunların dinleyiciler üzerinde olumlu etkisi olduğu
ezberlenmelerinden de anlaşılmaktadır. Bu sebeple, birini müsvedde
diğerini temize çekilmiş halde dokümanları arasında bulduğumuz bu
Divanı öğrencileri ve dostları için teberrüken bastırmayı uygun
gördük.
Hacı Hasan Efendi bu
Divan'ı Gargar Müslim Efendi'nin elindeki bir nüshadan iki kere
istinsah etmişti. Birincisi müsvedde halinde kurşun kalemle
yazılmış, ikincisi mürekkep yazısı ile yazılarak temize çekilmiş
nüshadır. Her iki nüsha da dokümanları arasında bulunmaktadır.
Yayınlanan nüsha işte bu nüshadır.
Hacı Hasan Efendi,
Gayvbî'nin şiirlerini büyük zatların ağızlarından da nakleder; vaaz
ve nasihatleri ile özel sohbetlerini Gaybî'nin tasavvuf şiirleri ile
süslerdi. Öğrencilerinden Mehmet Ali Sula'nın isteği, onun din
anlayışının oluşmasında büyük bir rol sahibi olduğunu gördüğümüz
Sunullah-ı Gaybî Divanı'nın kendi el yazması nüshasının
tıpkıbasımının yapılmasıydı. |